Felsefe-Araştırma Category

“Dağcı eğer tadına vararak tırmanmak istiyorsa sabahı güneşten önce yakalamalıdır. Yürüyorum. Yukarlara ağır ağır yükseldikçe ortalık aydınlanıyor. Doruk başımın hemen üstünde çağrısını yineliyor. Tırmanıyorum. Doruktayım. Gözlerimi kapatıp öylece duruyorum. O sırada her şey duruyor, her şeye uzağım ne bir zamandayım orada dorukta kendimi aştığım yerde yalnızca ben varım.”Read More
Söz insanın neresine dokunur? Gözün önünde duran işaret olarak söz neye işaret eder?  İşaretten işaret edilene hangi yollardan gidilir? Söz “bakılan” bir şey olarak nedir? Söz nasıl “resim” olur? Siz hiç duvarlarında tablo yerine sözler asılı bir galeriye gittiniz mi; hani sözleri okuduğunuzda resme bakar gibi olduğunuz? Bu kitap, kendi ölçülerinde böyle bir galeri olmak savında. Bu kitap, bir tür “resimler felsefesi” olmak isterdi. Onda çizilen ve her bir okurun gözünde yeniden çizilmeyi bekleyen soluk ya da canlı tüm resimler, ayrı ayrı yollardan gelmişlerse de belli bir kültür coğrafyasında buluşurlar.Read More
Kendi kafasıyla düşünen, kendi varoluşuna herhangi bir düşünce veya inanç ortaklığında destek aramayan kişi, bu tutumunun bedelini yalnızlıkla ödemeye hazırdır. Yalnızlık onun özgürlüğüdür. Felsefe yapılan her yerde özgür insanlar olmuştur. Filozof, başkalarıyla ortaklığı, ancak, kendi beninde gördüğü insanlıkta bulur. Yaşıyor oluşumuzdan, belli bir yaşama biçimine sahip olmamızdan ötürü felsefe yapıyorsak, yazdıklarımız yaşam sorunlarımızı karşılamalı, çözümlerini vermese de onlara tanıklık etmeli. Kendisiyle ilgilenmemizi isteyen bir toplumda ve bir dünyada yaşıyoruz. Öyleyse bakışımızı, her şeyden önce, kendi toplumumuza çevirmeliyiz, dünya bütününü gözardı etmeksizin. Ne olduğunu kendi adının söylediği felsefe, yani bilgelik sevgisi,Read More
Bilincin eğitimi… etik ve estetik kültürle yarını bugünden kurmaya başlamak insanın insanileşmesinin temellerini atacaktır. Bu noktada aşk sürekli devinen bir süreçtir. Süreç kendi dilini de yaratacaktır. Kadın ve erkeğin birlikte yaratacağı dil, yeni insanın ipuçlarını verecektir.Read More
  Danilov Manastırı’nın Çanları   Orhan İyiler   “Lenin Ülkesinde Neler Oluyor”u yazmaya başlamadan önce 1989-1993 yılları arasında çeşitli sol dergilerde yayınlanan yazılarımı yeniden özenle gözden geçirme gereğini duydum. Birden şunu gördüm: Yalnızca bugün Lenin ülkesinde neler olup bittiğini anlamak için değil ama 21 . yüzyıldaki büyük değişimin nasıl gerçekleştiğini ya da geçekleştirildiğini kavramak için de Danilov Manastırı’nın Çanlarını okunması gerekiyor. Nedeni de şu: ÇANLAR’ın kapsadığı dönem 20. yüzyılın bitimine doğru gezgenimizdeki o müthiş politik depremin sosyalist sistemleri yerlebir ettiği dönemi kapsıyor.”Read More
  “Cengiz Gündoğdu alev kalemlerle yazdı. Satırları tutuştu. Her yazısı direnmeyi gösterdi, insan kaybolmasın, dedi. İnsan kaybolmadı… Örgütleyen yazar, okuruyla tartışır. Ben öyle düşünüyorum, yapıyorum, der. Sen ne diyorsun? Tartışma iki insan arasında başladı mı büyür, yayılır. Gettolara dek. Cin tonik içilen renkli barlarda kalmaz. Örgütleyen yazar, bu benim yanılgım, der. Okura da yanılgıyı gösterir. Yanılgı yazarları, yanılgıdan kaçarlar. Cengiz Gündoğdu, bir insan. Adı var. Onuru, yazarlık. Düşüncesi, nesnesi, rüyası somut. Adıyla çağırıyor. … Bu yazıyı, Cengiz Gündoğdu’ya veya Cengiz Gündoğdu için yazmıyorum. Bu yazı, örgütleyen yazarlar içindir. Tüm değerlerinRead More
Kitaptaki yazıların dayandığı temel önermeler şöyle sıralanabilir. İnsan, toplumsal ve tarihsel bir varlık olarak kavramları kurar ve dönüştürür. İnsan, dönüştürülebilir ilinekler toplamıdır. İnsan, eğitim aracılığıyla değiştirilebilen, değişen ya da kendini değiştirebilen/değiştiren bir varlıktır. Yapıt; her felsefe çabasında olduğu gibi, biçimsel olanın peşindedir; biçimsel olanı, evrensel olanı dile getirmeyi amaçlamaktadır. Yapıtta bir düşünme serüveni sergilenmektedir: felsefenin kendisi de içinde olmak üzere, her türlü yapıya, her kavrama felsefece bakışın serüveni.Read More
                                   Read More
  Felsefe soru sormaktır. Çoktandır soru sormuyorduk. Doğru bellediğimiz dogmaların peşinde gözü kapalı gidiyorduk. Şimdi soru sormaya başladık. Soru yanıt diyalektiğiyle önümüzü açacağız. Sayfa Sayısı: 208 Dili: Türkçe Yayınevi: İnsancıl Yayınları                            Read More

Posted On Ocak 31, 2013By adminIn Cengiz Gündoğdu, Yayınlar

Cengiz Gündoğdu-Sapak

  “…yeryüzünde görüp görmediğiniz, bilip bilmediğimiz bütün ürünler, bütün değerler, bir tek insanın, bir tek sınıfın değil bütün insanlarındır.Çalışan, üreten, doğayı değiştiren bütün insanların. Nerde, ne şekilde olursa olsun bu yararlanmada bir eksiklik olursa, kimi sınıflar “Biz insanız, sen değilsin” diye insan ürünlerine el korsa, orda insanca yaşama savaşımız başlar. Sapak ta olduğu gibi Necatiler, Ayşeler, Aliler, Bekirler, insan olmayı, insanca yaşamayı tekeline almak isteyen Latiflere, Yusuflara, Tahirlere karşı çıkarlar. Bu savaşım sürer gider. Herkesin insan sayılacağı, herkesin insanca yaşayacağı o güzelim eşitlikçi uygarlık kurulana dek.” Sayfa Sayısı: 97 Dili:Read More