Ömer Naci Soykan Category

“Düşüncelerini, eğilimlerinin, davranışlarını, alışkanlıklarının belirleyiciliğinden kurtaramayan insan özgür olamaz.” “Çoğunlukla, aptallar azimli ve sebatlı olur, zekiler olmaz. Bu yüzden nice zeki insan heba olup giderken ortalığı başarılı aptallar kaplar.” “Çoban davarı önüne katar; önder toplumu ardına alır. Hangi sürü daha uysaldır!” “Sevgili büyüdükçe, onu içine yerleştirdiğimiz dünya küçülür; dünyamız büyüdükçe sevgili küçülür.” “Kendimi araştırdığımda, hep başkasını buluyorum. Kendim bir kavşakta, üstünden başkaları geçiyor. Halis bir kendim yok mu? -Kendime başkaları bulaşmış, çıkmıyor.” “Yazıyı sevdim. Yıllarca baktım usta işi yazılara. Baka baka yazmayı öğrendim, her zanaatta olduğu gibi. Düşünmeyi de öyleRead More
Felsefe, temellendirici, gerekçelendirici, mantıksal uslamlamalı düşünce biçimindedir. Ama bu tarz her düşünce yapısı felsefe değildir. Örneğin tanrıbilim de aynı uslamlama yolunu izler. Fakat onun dayandığı, sorgulamadan kabul ettiği inançları vardır. Mantıksal uslamlama bunlardan sonra gelir, bunların üzerine kurulur. Benzeri biçimde felsefenin de ön-dayanakları, ön-varsayımları olduğu söylenebilir. Filozof bunları kanıtlamaya çalışmaz. Fakat bunlar, onun kendi varlığı, bu dünyanın varlığı, sözlerini kendi dilini kullananların belli ölçüde anladığı gibi basit kabullerinden başkaca şeyler değildir. Bu tarz nahif inançlar dışında filozofun karşısındakinden beklediği biricik şey, ergin ve sağlıklı tüm insanların ortaklaşa paylaştığı ustur, çelişmeRead More
Söz insanın neresine dokunur? Gözün önünde duran işaret olarak söz neye işaret eder?  İşaretten işaret edilene hangi yollardan gidilir? Söz “bakılan” bir şey olarak nedir? Söz nasıl “resim” olur? Siz hiç duvarlarında tablo yerine sözler asılı bir galeriye gittiniz mi; hani sözleri okuduğunuzda resme bakar gibi olduğunuz? Bu kitap, kendi ölçülerinde böyle bir galeri olmak savında. Bu kitap, bir tür “resimler felsefesi” olmak isterdi. Onda çizilen ve her bir okurun gözünde yeniden çizilmeyi bekleyen soluk ya da canlı tüm resimler, ayrı ayrı yollardan gelmişlerse de belli bir kültür coğrafyasında buluşurlar.Read More
Kendi kafasıyla düşünen, kendi varoluşuna herhangi bir düşünce veya inanç ortaklığında destek aramayan kişi, bu tutumunun bedelini yalnızlıkla ödemeye hazırdır. Yalnızlık onun özgürlüğüdür. Felsefe yapılan her yerde özgür insanlar olmuştur. Filozof, başkalarıyla ortaklığı, ancak, kendi beninde gördüğü insanlıkta bulur. Yaşıyor oluşumuzdan, belli bir yaşama biçimine sahip olmamızdan ötürü felsefe yapıyorsak, yazdıklarımız yaşam sorunlarımızı karşılamalı, çözümlerini vermese de onlara tanıklık etmeli. Kendisiyle ilgilenmemizi isteyen bir toplumda ve bir dünyada yaşıyoruz. Öyleyse bakışımızı, her şeyden önce, kendi toplumumuza çevirmeliyiz, dünya bütününü gözardı etmeksizin. Ne olduğunu kendi adının söylediği felsefe, yani bilgelik sevgisi,Read More