Cengiz Gündoğdu Category

  Danilov Manastırı’nın Çanları   Orhan İyiler   “Lenin Ülkesinde Neler Oluyor”u yazmaya başlamadan önce 1989-1993 yılları arasında çeşitli sol dergilerde yayınlanan yazılarımı yeniden özenle gözden geçirme gereğini duydum. Birden şunu gördüm: Yalnızca bugün Lenin ülkesinde neler olup bittiğini anlamak için değil ama 21 . yüzyıldaki büyük değişimin nasıl gerçekleştiğini ya da geçekleştirildiğini kavramak için de Danilov Manastırı’nın Çanlarını okunması gerekiyor. Nedeni de şu: ÇANLAR’ın kapsadığı dönem 20. yüzyılın bitimine doğru gezgenimizdeki o müthiş politik depremin sosyalist sistemleri yerlebir ettiği dönemi kapsıyor.”Read More
  “Cengiz Gündoğdu alev kalemlerle yazdı. Satırları tutuştu. Her yazısı direnmeyi gösterdi, insan kaybolmasın, dedi. İnsan kaybolmadı… Örgütleyen yazar, okuruyla tartışır. Ben öyle düşünüyorum, yapıyorum, der. Sen ne diyorsun? Tartışma iki insan arasında başladı mı büyür, yayılır. Gettolara dek. Cin tonik içilen renkli barlarda kalmaz. Örgütleyen yazar, bu benim yanılgım, der. Okura da yanılgıyı gösterir. Yanılgı yazarları, yanılgıdan kaçarlar. Cengiz Gündoğdu, bir insan. Adı var. Onuru, yazarlık. Düşüncesi, nesnesi, rüyası somut. Adıyla çağırıyor. … Bu yazıyı, Cengiz Gündoğdu’ya veya Cengiz Gündoğdu için yazmıyorum. Bu yazı, örgütleyen yazarlar içindir. Tüm değerlerinRead More
                                   Read More
  Felsefe soru sormaktır. Çoktandır soru sormuyorduk. Doğru bellediğimiz dogmaların peşinde gözü kapalı gidiyorduk. Şimdi soru sormaya başladık. Soru yanıt diyalektiğiyle önümüzü açacağız. Sayfa Sayısı: 208 Dili: Türkçe Yayınevi: İnsancıl Yayınları                            Read More

Posted On Ocak 31, 2013By adminIn Cengiz Gündoğdu, Yayınlar

Cengiz Gündoğdu-Sapak

  “…yeryüzünde görüp görmediğiniz, bilip bilmediğimiz bütün ürünler, bütün değerler, bir tek insanın, bir tek sınıfın değil bütün insanlarındır.Çalışan, üreten, doğayı değiştiren bütün insanların. Nerde, ne şekilde olursa olsun bu yararlanmada bir eksiklik olursa, kimi sınıflar “Biz insanız, sen değilsin” diye insan ürünlerine el korsa, orda insanca yaşama savaşımız başlar. Sapak ta olduğu gibi Necatiler, Ayşeler, Aliler, Bekirler, insan olmayı, insanca yaşamayı tekeline almak isteyen Latiflere, Yusuflara, Tahirlere karşı çıkarlar. Bu savaşım sürer gider. Herkesin insan sayılacağı, herkesin insanca yaşayacağı o güzelim eşitlikçi uygarlık kurulana dek.” Sayfa Sayısı: 97 Dili:Read More
Sanatta Star Sistemi, öbür adıyla edebi pazar sert taşlarla korunur. Bu pazarı aşıp, estetik nesnelere ulaşmak zordur. Estetik Nesneler, sırdağlar gibi sisli, onurlu dururlar. Duyumlarıyla yaşayan okur için bir zorluk daha vardır. Onların bilinci, zevki, hazzı star sisteminin estetik nesne olamayan metinleriyle dumura uğratılmıştır. Estetik nesnelere ulaşabilmek için edebi pazarı koruyan sert taşları kırmak gerekir. Yıllardır sürdürdüğüm taş kırma mücadelesini belgelediği için bu eserime Taşkıran adını verdim. Dili: TürkçeSayfa Sayısı: 333 Yayınevi: İnsancıl Yayınları                      Read More
“Yusuf Çotuksöken 1978’de eski TDK’ye üye seçilmişti. Türkçe tutkusu ve öğrencilere olan sevgisi ve sorumluluk duygusu onu dil eğitimi üzerinde daha yoğun çalışmaya zorladı. Türkiye’de yeni filizlenen birçok Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeninin “dilini anlamıyorum”, diyerek başını çevirdiği çağdaş dil ve dilbilim incelemelerini yakından izleyerek dondurulmuş Türkoloji evreninin dışına çıktı. Eski üyelerden çoğunun köşelerine çekildiği bir dönemde Dil Devrimi ilkelerini sürekli savundu, aykırı uygulamaları bıkmaksızın eleştirdi..” Ömer DemircanRead More