Nilüfer Öndin Category

Geleneksel Osmanlı estetiği, dış dünyanın bir öte gerçekliğin yansıması inancından hareketle, mimesisi dışlayan yansıma esasını temel alır. Mimesisi dışlayan yansımada ne mekâna ve ne de zamana yer olmadığından, kendi içinde mekân ve zaman yokluğunu yaşayan geleneksel estetik, mekâna dair olan perspektif ile tanışmasıyla değişime uğrar. Osmanlı estetiği, Batı estetiğinin belirleyiciliği altında geleneksel anlatı ile bağını tümüyle kopartmadan yeniden biçimlenir. Gelenekten moderne olan sürece ivme katan Cumhuriyet estetiğinde, real olan ile ideal olanın birlikteliği, ideolojik beklenti ile örtüşen sanat anlayışını ortaya çıkartır. Real olan ile ideal olanın birlikteliğinin amacı, ideale doğruRead More
“Nilüfer Öndin’in eldeki çalışması, biçim sorununu üç tarzda ele alıyor: varlıkta, bilgide ve sanatta. Tez, başlıca olarak sanat felsefesi için bir hazırlık niteliğini taşırken sanatın dayandığı varlıkbilimsel-bilgibilimsel temeli gün ışığına çıkarmayı deniyor. Onun ağırlıklı yönünü sanat oluştururken, burada yalnızca soyut-kavramsal bir düzlemde kalınmıyor, tersine bir sanat tarihçisi gözüyle somut sanat yapıtlarına da bakılıyor.” Ömer Naci SoykanRead More
“Genç araştırmacı Nilüfer Öndin’in bu geniş kapsamlı bilimsel kitabı, çağdaşlaşma sürecimizde sanatsal ve kültürel olguya, çok önemli bir boşluğu doldurarak ışık tutuyor. Yazarın titizlikle irdelediği ve belgelere dayanarak ortaya koyduğu yapıt Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında ülkemizdeki plastik sanatların, devlet sanat ilişkilerinin oluşum ve gelişim sürecinin berrak bir açılımı ve göstergesi niteliğinde. Öndin’in ağırlıkla irdelediği zaman dilimi olan 1923-1950, sanatsal olgunun, diğer kültürel verilerin yanı sıra, topluma sunuluşuyla, devletçe desteklenişiyle ve kanımca daha da önemlisi destekleniş biçimiyle ele alınıyor. Dönemin terminolojisi içinde yer alan “devlet destekli sanat”, “resmi sanat”, “milli sanat” veRead More