Posted On Ekim 10, 2015 By In AnaSayfa With 531 Views

Ekim 2015 sayımız… İnsancıl 25 Yaşında

1          Mehmet Ercan – Düşün Bulursun (Şiir)insancil_2015_10
 
2          Recep Çitikbel – Berrin Taş Şiirlerinde, “Akşam Yalnızlığı”ndan İzlenimler – II
“Güneşi Bekleyenler” şiirinde, “anımsıyorum bir zamanlar gülücüklerim çınlatırdı ortalığı / onca sıkıntı arasında duyardım yaşamanın güzelliğini / bilemezdim o zaman beni bekleyen yeni acıları / …”. Şair geçmişe gider, geçmişe dönük bakarken, geleceğin belirsizliğinde olacakları öngörmenin ötesinde, o günün nesnel koşullarında bilemez. Bu bilisizlik içinde yaşamın karşısına çıkardığı durumları yaşar, zaman akıp gider. Akış, bir önceki akış değildir, gün gelir acılar çalar kapısını. Yaşamda rastlantılar vardır çoğunlukla, ansızın durur bir cellat gibi karşısında.
 
12       Asım Öztürk – Issız Kent (Şiir)
 
13       Betül Çotuksöken – Felsefenin Gör Dediği: Avrupalılık Kimliği
“Avrupa”, “Avrupalılık” ya da “Avrupalı oluş”, “Avrupalı olma”, “kimlik” terimleri/kavramları, öteden beri en çok tartışılan terimlerden/kavramlardan biridir. “Avrupa” neyi imliyor? Avrupalılık nasıl bir durumdur? Avrupalılık dünya karşısında nasıl bir duruştur? Avrupa’nın sınırları çizilebilir mi kolaylıkla? Avrupa yalnızca adına “Avrupa” denilen kıta mı, yoksa tüm dünyaya yayılmış bir toplum-tarih-bilgi-kültür-yaşama dünyası bağlamı mı? Başka bir deyişle, Avrupa salt bir yeryüzü parçası mı, yoksa tüm gerçek, simgesel, sanal anlamlarıyla insansal ilişkiler ağı mı, bir tür insansal duruşu içinde taşıyan bir dünya parçası mı?
 
16       Mehmet Aslan – Ölüm (Şiir)
 
17       Güler Mirza – Romanda Estetik Değerlendirme: Felatun Bey ile Rakım Efendi
On bir bölümden oluşan roman üçüncü tekil kişiyle yazılmıştır. Ahmet Mithat Efendi romandaki olaylar ve kişilerle ilgili araya girerek okura sorular sorar, bilgi verir. Roman nedenselliklerle örülmüş, canlandırmalarla anlatılmıştır. Nesneler gerçekçi biçimde dizilmiştir. Roman, eski dilde yazılmıştır ancak parantez içinde Türkçe açıklamaları yer alır. Dili akıcıdır.
 
21       Meriç Yılmaz – Sakız Sardunya (Şiir)
 
22       Mustafa Günay – Persona: Türkiye’de ve Türkçede Felsefi Kişilikler
Doğan Özlem’in Persona kitabında bizden onbir kişi, yabancı filozoflardan da altı kişi olmak üzere, 17 filozofun-felsefecinin portresi yer almaktadır. Kitapta ele alınan kişiler Macit Gökberk, Takiyettin Mengüşoğlu, İsmail Tunalı, Arda Denkel, Vehbi Hacıkadiroğlu, Uluğ Nutku, Niyazi Berkes, Mehmet Küçük, Selahattin Hilav, Bedia Akarsu ve Arslan Kaynardağ. Yabancı filozoflar arasında ise şu isimler yer alıyor: Giovanni Gentile, Jürgen Habermas, Karl Manheim, L. T. Hobhouse, T. H. Green, G. B. Vico.
 
24       Berrin Taş – Hep Yolda
            25 Ağustos 2015
Etkinlik beklediğimizden kalabalıktı. Sayıyı tam bilemeyeceğim. 50 ya da 60 dinleyici vardı sanırım. Konuşacağımız yere giderken ön sıralarda oturan kadınlar dikkatimi çekti. Gülümser yüzle bize bakıyorlardı. Aydınlık yüzlü kadınlar bizi okudukları için mi böyle bakıyorlardı.
 
25       Hasan Akarsu – Saray 10. Geleneksel 3. Uluslararası Bahar ve Kültür Şenliği’nde
Saray 10. Geleneksel, 3. Uluslararası Bahar ve Kültür Şenliği bu yıl 17-24 Ağustos 2015 tarihleri arasında yapıldı. Yedi ülkeden gelen halkoyunları ekiplerinin gösterileri, spor yarışları, yazarların ve ozanların söyleşileriyle zenginleşen etkinliğin ana teması “Barış kültürümüz olsun!” olarak belirlendi.
 
28       Molla Demirel – Dönen Çark ve Aklım (Şiir)
 
30       Rana Ulaş – Orhan Pamuk Neden Yazar?
Bir roman neden yazılır? Orhan Pamuk’un son romanı “Kafamda Bir Tuhaflık”ı okurken aklımdan çıkmayan bir soruydu bu. Çünkü sık sık yazar neden böyle bir roman yazmış diye düşünürken buldum kendimi. Gerçekçi bir romana uymaması beni sürekli rahatsız etti durdu. Bu düşüncelerin arkasından gelen soru da bir roman gerçekçi olmak zorunda mı? Evet olmak zorunda.
 
34       Çetin Örgen – Bir Utanç Belgeseli (Şiir)
 
35       Mustafa Özmen – İlhan Berk… MısırkalYoniğne
Bu irdelemeye yapıtın adıyla başlayalım isterseniz. Mısırkalyoniğne. Üç sözcüğü birleştirerek yazılan bir sözcük. İlginç! Hem de çok ilginç! Şimdi soru şu… Şiir bir arayış demiştik. Peki şiir ilginçlik arayışı mıdır… Şiirin sorunu ilginçlik midir… Pazarda mal satmak için reklam yazarları ilginç reklamlar yazarlar. Çünkü reklamda temel olan şey, reklam ister iyi ister kötü olsun belleklerde yer etmesidir. Şiir reklam mıdır ki, ilginç olanı belleğe yerleştirsin.
 
39       İnci Derinde – Sepya (Şiir)
 
40       B. Sadık Albayrak – Taylan Kara’dan Vasatlığa Giriş Dersleri ve Vasat Edebiyatı 101
“Vasatlığa Giriş Dersleri”, ortalama insanı ortaya koyuşu ve bu insana seslenişiyle, bir başka kitabı, Wilhelm Reich’ın “Dinle Küçük Adam” kitabını da çağrıştırıyor. İki kitabın yazılışı arasında geçen zaman, küçük adamın ve içinde yaşadığımız dünyanın günümüzdeki durumu, Taylan Kara’nın kitabındaki umut ve öfkeyi daha yoğun kılıyor. Kitap küçük insana sarsıcı öfke patlamalarıyla başlayıp sürüyor, umut ise giderek azalıyor ve belirsiz hale geliyor.
 
42       Mustafa Göksoy – Suruç Düşünseli (Şiir)
 
43       Nusret Karaca – Şener Şen’le Bir Akşamüstü Kızıltoprak’ta
Kızıltoprak Fatma Şadiye Toptani Öğretmenevi’nin yazılarıma yine ev sahipliği yaptığı bir akşam üstü masaların birinde bir duayen. Sinemanın, tiyatronun, “özel”leri arasında gördüğüm usta bir sanatçı. Şener Şen. Yanında son zamanlarda birlikte dolaştığı dostları… Nusret Karaca durur mu? Ayaküstü bir söyleşi.
 
46       Yusuf Nazım – Hayat Bir Tesadüftür Bazen (Öykü)
Koltuğunun altındaki paketi eline aldı. Ağırlığını tartar gibi yokladı. Bantlarını, bir ucundan özenle sökerek açtı. Parmaklarını, paketin açılan ucundan içeri yavaşça daldırdı. Çekiştire çekiştire çıkarmaya çalıştığı şeyin bir kitap olduğu biraz sonra anlaşıldı. Gözünü, elindeki kitaptan ayırmadan, paketi ayaklarının dibine bıraktı.
 
50       Baki Çıtakoğlu – Ekinoks (Şiir)
 
51       İnsancıl’a Mektup
 
53       Bize Gelenler
 
54       Cengiz Gündoğdu – Yıldız Güncesi
            27 Temmuz Pazartesi
Barış Bloku, Tepebaşı’ndan Aksaray’a yürüyüş düzenlemiş. Valilik izin vermemiş. Bunun üstüne Aksaray’da toplanmışlar. “Barışa sahip çıkacak, size savaş yaptırmayacağız” demişler. Orda toplanıp, savaş yaptırmayacağız diyenler buna inanıyorsa, bu kişilerin toplumsal perspektiften yoksun olduklarını söylüyorum. Şunun için perspektif yoksunluğu var diyorum. Türkiye’de hangi sorun toplantılarla… yürüyüşlerle çözümlendi.

Bir Cevap Yazın