Posted On Ağustos 8, 2015 By In AnaSayfa With 525 Views

Ağustos 2015 sayımız… İnsancıl 25 Yaşında

1          İhsan Can Palta – Bebek (Şiir)insancil_2015_08
 
2          Berrin Taş – Sokrates’tir Başaran
Direnen şiirin tarihi, direnen halkın tarihidir.
Ülkemiz şiirine bakıldığında da bu durum apaçık görülür. Cumhuriyet kurulmadan önceki dönemde de böyleydi. Cumhuriyet kurulduktan sonra da insanlığın acıları sevinçleri hüzünleri umudu şiirle dile geldi. Şairler şiirleriyle konuşmayı sürdürdükçe toplumumuz insanı gelecek umudunu koruyabildi.
 
4          Yekta Güngör Özden – Son (Şiir)
 
5          Betül Çotuksöken – Felsefenin Gör Dediği: Siyaset, Yerel Yönetim ve Etik
Başlıkta yer alan terimlerle onların arka planındaki kavramlar, sırasıyla, insan dünyasındaki belli türden eylemleri ve ilişkileri (siyaset) bir bakıma kendi doğallığı içinde gösterirken, aynı zamanda yine insan dünyasında belli bir kurumsallaşma bağlamını (yerel yönetim) ve yine insan dünyasına ilişkin bir bilgi bağlamını (etik) gösteriyor.
 
12       Mehmet Aslan – Toprak (Şiir)
 
13       Gülay Yeşilipek – Romanda Estetik Değerlendirme: Nur Baba
Yakup Kadri Nur Baba romanında, çökmekte olan Osmanlı İmparatorluğu’nun toplumsal yapısındaki önemli kurumlardan biri olan Bektaşi tekkelerinin de bu çöküşten payını aldığını göstermek istemiştir. Romanda Nur Baba tekkesi özelinde, Bektaşi geleneklerini ve felsefesini yeterince içselleştirmemiş, kendi hazları peşinde koşan bir mürşidin (yol gösterici) hak etmediği bir Bektaşi postuna oturması tekkedeki yozlaşmanın nedenidir.
 
24       Hasan Çapik – Gün Neyi Söyler Bize (Şiir)
 
25       Çetin Veysal – İnsan Nedir?
İnsanı diğer canlılardan ayıran ve onu diğer canlıların üzerine yerleştiren niteliği, sırf bu nedenle tüm canlılar adına sorumluluk taşıyan, sorumluluğu diğer canlılardan daha büyük, dünyayı ve diğer canlıları da eylemleriyle ve eylemlerinin sonuçlarıyla belirler konumda olmasıdır. Bu sorumluluk; İnsanın diğer tüm canlıları olduğu gibi dünyayı ve evreni yaptıklarıyla etkiliyor, kendine uygun olarak değiştiriyor olmasıdır. Sırf bu bağlamlar nedeniyle kendini diğer canlılardan üstün değil ama daha sorumlu görmelidir.
 
27       Seçkin Zengin – Eskici (Şiir)
 
28       Hüseyin Şahin – Gerçekçiliğe Katkı: Muhsin Ertuğrul
Modern Türk Tiyatrosu denilince ilk akla gelen aydın insan. Cumhuriyet öncesi dönemde tiyatroyu bir yaşam biçimi olarak benimseyip önündeki tüm engelleri aşarak bu yolu seçmiştir. Daha babası hayatta iken evlerinin terasına çıkıp, işgal gemilerine bakıp geldikleri gibi giderler diyebilecek kadar ileriyi gören bir tiyatrocu.
 
32       Süleyman Berç Halil – Bir Sonraki Durağımız (Şiir)
 
33       Berrin Taş – Hep Yolda
5 Haziran 2015
Atölye’de eşitlikçi bir tutumla, ayrım gözetmeden birlikte yaratabildiğimiz güzelliğin onarıcı bir işlevi var. Gündemin siyasete boğulduğu ülkemizde şiirin direnen gücü canlandırıyor iç dünyamızı. Bir de şiirini okuduğumuz şairler insanlığa seslenmeyi unutmamışlarsa daha da güzel. Büyük insanlık ailesinin bir parçası olduğumuzu duyumsatan da bu. Dün akşam Nazım Hikmet şiirlerini okumak iyi geldi hepimize.
 
37       Cengiz Bektaş – Komşular Bostanda (Şiir)
 
38       B. Sadık Albayrak – “Biz İşçiler Hatıran Önünde Saygıyla Eğiliriz” – II
İlk büyük romanı “Bereketli Topraklar Üzerinde” (1954), 1940’lar Türkiye’sinin koşullarında Sivas’ın bir köyünden çıkıp Adana’ya, hemşerilerinin fabrikasında iş bulup çalışmaya giden üç köylünün macerasını anlatır. İlk defa indikleri şehri anlamak ve orda ayakta kalmak için ellerindeki bütün bilgi, İflahsızın Yusuf’un yıllar önce şehre giden ve geri dönmeyi başaran emmisinin sözlerinden ibarettir. Köylünün şehirliyi anlama ve değerlendirme biçiminin özlü bir toplamını oluşturan bu bilgi, roman boyunca İflahsızın Yusuf’un ağzından dile getirilir.
 
42       Eda Çığırlı – Bir Şairin Uykusudur Her Şey (Şiir)
 
43       Ali Taş – İbrahim Yıldız’ın Üç Kitabı – II
“Toplumun Teni” (1992) hayatta olmayan bir şairin yapıtı… Olması gereken de yerini bulmuş… Aramızdan ayrılan şairin şiirleri bütün özgünlüğüyle poetik kimlik olarak yerli yerinde… “Şairler ayakta ölür…” tanımlanmasının net bir sonucu ve de bir şairi, zaman emanet edilen, gözünü arkada bırakmayan bir mutlandırma…
 
47       Hasan Şahin – Dik Dur Sen (Şiir)
 
48       Fikret Uzun – Uzlaşma ya da Kompromi Sevdalılarına ve Kuyruklarında Ayrılmayanlara!- III
Lenin de, Stalin de, sosyalizme dair kitaplarda yazılan koşulların olmadığı bir zamanda, sosyalizm kuruculuğunu gerçekleştirmekle karşı karşıya kalmışlardır. Bu gerçeklikten hareketle, kitaplarda sosyalizmin dünya devrimi olarak gerçekleşmesinin yazılı olduğunu hatırlamak önemlidir ama devrim tek ülkede gerçekleşiyor ve dünya devrimi olarak büyümüyor; bu nedenle de, çok güçlü bir kapitalist dünya ile kuşatılmış durumda iken sosyalist devrimi ilerletmek ve sosyalizm kuruculuğunu başlatmak gerekiyor.
 
52       Bize Gelenler
 
53       Süheyla Ekemen – Kırmızı Ayakkabılar (Öykü)
Sıradan günlerin sıradan adımları. Normal sayılır, mevsim kış, soğuk, yağmur, bulut, çamur… Sıkıcı! Ama sanki her şey normale yakın, yok yok düpedüz normal. Bu iç bunaltıcı kaçıp kurtulma ihtiyacı bile normal. İşte bir sigara içebilmek için üç kat aşağıya inmek. Aslında sigara bırakmayı özendirme bahanesiyle tıktıkları gaz odasında, yoğun bulut altında yarım sigara içmek, suratsız patrondan on dakika kaçış, bunların hepsi normal, rutin, sıradan.
 
56       Merve Yılmaz – Oyuncaklar da Ağlar (Şiir)
 
57       Cengiz Gündoğdu – Yıldız Güncesi
            2 Haziran Salı
Sözü edilen şairler İkinci Yeni şairleridir. İkinci Yeni gericiliğin mangasıdır. Kısa… özet söylüyorum. Sanat yapıtı, nesnelerin gerçekçi bir biçimde estetik düzenlenmesidir.
Turgut Uyar, Dünyanın En Güzel Arabistanı, Edip Cansever, Yer Çekimli Karanfll’le Cemal Süreya Üvercinka’yla dünyayı, yaşamı gerçekçi yöntemle gösteremediler. Aslında gerçekçi, çok
güzel şiirler yazabilirlerdi. Ama dönemin koşullarına boyun eğdiler.

Bir Cevap Yazın