Posted On Mart 3, 2015 By In AnaSayfa With 635 Views

Mart 2015 sayımız… İnsancıl 25 Yaşında

1          Güldane Bulut – Çağın Gemisi (Şiir)2015_03_insancil

2          Meryem Fehime Oruç – 21 Mart Dünya Şiir Günü Bildirisi

Şiire emeğin gözüyle bakmaya çalışacağım. İnsan emeğiyle hayvandan ayrılır. İnsanı insan yapan emeğidir. Emek devinimdir. Kendimizi, çevremizi emek vererek öreriz. Emek, insanın her şeye karşı kendini var etmek için verdiği mücadeledir. Emek, insanın insanlaşması, kendini değiştirmesi, dönüştürmesidir.

4          Betül Çotuksöken – Felsefenin Gör Dediği Sanal Gerçeklik: Antropontolojik Yaklaşım

Antropontoloji ya da insan-varlık bilgisi varolanı nesneleştiren insanı ölçü alarak varolanlar ve nesneler dünyasını, yaşama dünyasını anlamayı amaçlar. Hem felsefenin temel disiplini hem de felsefi bir görme biçimi, yaklaşımı olarak antropontoloji, varlık bilgisinin temel dayanağının kendi başına varlık ve onun tekilleşmesi, somutlaşması olarak varolan olamayacağını, insanın algılamasıyla, düşünmesiyle, anlamasıyla ve benzer edimleriyle ancak varolanın nesneleştirilebileceğini ve bu nedenle de insanın bilmede temel dayanak olduğunu ileri sürer. Bu noktada daha baştan idealist bir epistemolojinin ancak mümkün olabileceğini temel savları arasına katar. İnsana değer ve önem veren yeni bir idealist, antropolojik ontolojiyi de içerir.

7          Rahime Henden – Tek Kanatlı Kuş (Şiir)

8          Sevra Fırıncıoğulları – Bir Edebiyat Türü Olarak Romanın Doğuşu ve Tarihsel Dönüşümü

Roman, Ortaçağ döneminde kısıtlanan ve hor görülen halkın sıradan ve gündelik pratiklerini dile yansıtan ilk yazın türü olarak bilinmektedir. Edebiyat teorisyeni Bakhtin’in vurguladığı gibi bu dil Ortaçağ döneminin yasaklanan dili idi ve sadece yılın belli dönemlerinde konuşulmasına izin veriliyordu. Ortaçağda her yıl belli zaman dilimlerinde yapılan karnavallarda dönemin katı hiyerarşisi ve hoşgörü barındırmayan din eksenli sosyal yaşamı askıya alınarak ortaya çıkan bu dil, özünde Ortaçağ içinde ortaya çıkmayı bekleyen romanın diliydi.

13       Bedriye Korkankorkmaz – Arınmışlığı İlke Edinmek (Şiir)

14       Nurşen Aydoğan – Bedia Akarsu: Dil, Kültür, Tarih Varlığı Olarak İnsan

Bedia Akarsu; 27 Ocak 1921, İstanbul doğumludur. 1964’te 47 yaşında yitirdiğimiz Profesör Kamuran Birand’dan sonraki ikinci kadın felsefe profesörümüzdür. 1943’te İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünü bitirir. Alman Prof. E. Von Aster’in yanında doktoraya başlar, ancak 1948’de hocasının ölümü nedeniyle bir süre ara verdiği doktora çalışmasını, Alman J. Ritter’in yanında tamamlar. 1956-1958 yıllarında Almanya’ ya giderek Heidelberg Üniversitesi’nde Gadamer’in fenomenoloji seminerlerine katılır, Scheller üzerine araştırmalar yapar.

17       Zeynep Alpaslan – Yorgundu Gecelere (Şiir)

18       Gülay Yeşilipek – Vavien Kadının Mülksüzleştirilmesi

Sosyoloji eğitimi için okuduğum Toplumsal Cinsiyet Sosyolojisi kitabının Aile ve Evlilik bölümünde karşılaştığım bir araştırma sonuçlarından söz etmek istiyorum. Akademisyen Nadide Karkıner, 2004 yılında Bergama’nın Alibeyli köyünde yapılan bir alan çalışmasında kadınların takılarının neredeyse evlilikten hemen sonra satıldığını söylediklerini belirtiyor.

20       Aylin Yıldız – Dövüşe Gidene (Şiir)

21       Hüray Kılıç – Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı

Kadınların var olduğuna inanıp da, onları görünmez kılan zihniyete karşı kadın kütüphaneleri kurulmuştur. İlk örneklerini İngiltere ve Amerika da gördüğümüz kadın kütüphaneleri kadının tarihsel sürecindeki yazılı, sözlü, görsel belgeleri toplamayı amaçlamışlardır.

23       Eda Çığırlı – Çingene Bohçası (Şiir)

24       M. Utku Şentürk – Kadına Yönelik Şiddet Dosyası – I

Adalet Bakanlığı verileri 2009 yılında 1126; 2010’da 337, 2011’de 160 kadınının öldürüldüğünü söylüyor, 2012’de 210, 2013’de 237 ve 2014 yılında da 268 kadın katledildi. Bu kadınların birçoğu koruma talep ettikleri halde, hatta sözde koruma altındayken öldürüldü.

28       Gülcan Korkmaz – Ankara (Şiir)

30       Berrin Taş – Hep Yolda

30 Ocak 2015

Kagan bana “şiir sevmiyorum” demenin kökeninde sanat bilgisinin eksikliğinin yattığını anımsatıyor. Bilmediği için sevmiyor, diyor. Sanat sevgisi gelişmediği için sanata içinden gereksinim duymuyor, diyor. İnsanlığın biriktirdiği sanatsal değerlerin bilgisinin yoksunluğu kişilere böyle dedirtir kadın. Sanatsal değerleri evrensel bağlamda kavrayamazlarsa ondan tat alamazlar, diyor.
Kagan’a göre, “estetiksel bilinç ile sanatsal bilinç” doğuştan oluşmaz.

34       Mürüvet Yılmaz – Kadının İsyanı (Şiir)

35       Özden Yurdal – Gerçekçiliğe Katkı: Asım Bezirci

Asım Bezirci eleştiri anlayışını nesnel bilimsel yöntem üzerine kurmuştur. Nurullah Ataç’ın öncülüğünü yaptığı öznel, izlenimsel denemelere dönüşen eleştiri yönteminin karşısına, bilimsel nesnel eleştiri yöntemini çıkarmıştır.

37       Tahir Şilkan – Şiirimizde Vergi

Zaman içerisinde hem egemenler, hem de devletler vergi toplama işinde uzmanlaşmışlardır. Süreç içerisinde aksaklıklar, vergi toplamadaki zorluklar, engeller öğrenilmiş, “taşı kırmakta ustalaşmış”lardır. Vergici deyimiyle “kazı yolarken” ürkütmemeyi önemli ölçüde başarmışlardır.

39       B. Sadık Albayrak – Yalçın Küçük ve Emekçilere Sözünü Hep Tutmaya Çalışan Aydın “Çıkış”ı

Yalçın Küçük’ün yeni kitaplarını Brecht’in “epik tiyatro” arayışına benzetebiliriz. Brecht oyunda dramatik akışı bölmüş ve “epizodik anlatım”, parçalı bir yapı kurmuştu. Araya seyirciyi sarsacak “yabancılaştırma efektleri” eklemişti. Sahnedeki olayı hep tarihsel bir çerçeveye yerleştirerek, değişebilir oluşunu ve değiştirilmesi gerektiğini vurgulamayı temel alıyordu. Yalçın Küçük’ün yeni kitaplarını, parçalı anlatımını, araya giren katkıları bir bakıma buna benzeştirmek mümkün ama daha zengin ve renklidir.

41       Seçkin Zengin – Bilmem / Çoban Bağcığı Yaram / Bir Beden Büyük / Eksik (Şiirler)

42       Kaan Turhan – Acının Gergefine Türkülerle Düşen Şair Bünyamin Durali…

İnmeyen ve dinmeyen bir edimdir şairlik; yaşadığı topluma, yaşayan insan üzerinden yaklaşır. Değerleri hiçleyemez, solgun bir dünyada geleneklerden yükselir, arazlardan beslenir ve “Bağdat’ta bombaların bebek gülüşlerine” yanar, dört bucaktır şairin ömrü.

45       Leyla Civil Aslan – Sarı Çizmeler (Öykü)

Manisa Jandarma Komutanlığı yazılı jip üzüm bağlarının arasından sallana sallana düşük hızla ilerliyordu. Önde rütbesiz iki erden biri jipi sürüyor, arkada ise karakol komutanı ve üç köylü oturuyordu. Köylülerden yaşça büyük olanı eliyle bağları göstererek komutana bir şeyler anlatıyor, komutanın adamı yarım kulak dinlediği, köylünün gösterdiği yöne bakmayışından, başını tulumba gibi gelişigüzel sallayışından anlaşılıyordu.

48       Bize Gelenler

49       Basından

53       Mehmet Aydın – Şair Berrin Taş’ın Damıtılmış Şiirleri

Yazar ve eleştirmen Mustafa Özmen, şair Berrin Taş’ın on iki şiir kitabıyla düzyazılarını harmanlayarak; Torosların Kızı Berrin Taş adlı çok boyutlu bir kitap oluşturmuştur. Kitapta şiirlerin içerik ve yapı birlikteliği yanında, yazınımızın tartışmalı hemen bütün sorunlarına doğru ve olumlu yorumlarla yanıtlar getirilmiştir.

55       Mustafa Emre – Mehmet Aydın’ın Etik Kimliği

Kaç Mehmetimiz var, kaç Aydınımız? Sayısını bilen var mı? O, gerçek Mehmet Aydın. Has Anadolu çocuğu, eski toprakların eskimeyen insanı. Cumhuriyetle yaşıt. Dolu dolu yaşanmış 90 yılın canlı tanığı.

56       Cengiz Gündoğdu – Yıldız Güncesi

                8 Ocak Perşembe

Tarafsız Bölge’deki konuşmacılarda şunu gördüm. Bir korku var, bu kırımları yapanlar ya müslümansa… onun için konuşmacılar “gerçek müslüman” kavramına sığındılar. “Gerçek müslüman terör yapmaz, gerçek müslüman insan öldürmez” derken yüz çizgileri yumuşuyordu. Biri çıkıp da “Hayır, bunları yapanlar gerçek müslümandır” deseydi, neler olurdu kimbilir.

Bir Cevap Yazın